Bunedir.org

Ünlem Edatı

Ünlem Edatları ( Ünlem )
Her türlü duyguyu, heyecanı (sevinç, keder, ıstırap, teselli, nefret, korku, hayıflanma, coşku, üzüntü vb.), düşünceyi anlatan veya yansımaları, seslenmeleri; onay, red, sorma ve gösterme gibi anlatım biçimlerini ifade eden edatlardır. Ünlemler, seslenme edatları, sorma edatları, gösterme edatları ve cevap edatları olmak üzere beşe ayrılırlar:

a) Ünlemler
Duygu ve heyecanları ifade eden edatlarla doğadaki seslerin yansımalarıdır: ah, ay, çat, eyvah, hoşt, küt, mırıl mırıl, of, oh, pat, püf, vah, vay, yuh vb.

b) Seslenme edatları
Hitap (seslenme) için kullanılan a, ay, be, bre, ey, hey, hu, le, ulan, ya, yahu gibi seslenme sözleridir. Bu edatlar, genellikle hitap edilen isimlerle birlikte kullanılırlar: a çocuğum, ay oğul, ey Türk gençliği gibi.

Seslenmelerde hitabı kuvvetlendiren bu sözler olmadan da hitap mümkündür: Sevgili öğrenciler! Arkadaşlar! Sayın milletvekilleri! Ömer! vb.

c) Sorma edatları
Başka kelimelere bağlanmadan soru için kullanılan edatlardır: acaba, acep, hani, niçin.

d) Gösterme edatları
Birini veya bir şeyi göstermek için kullanılan edatlardır: işte (edebî dilde), aha, daha, ta, te (ağızlarda), nah( argoda).

Gösterme edatları başka kelimelere bağlanmazlar.

e) Cevap edatları
değil, evet, hay hay, hayır, peki, yok gibi kabul veya red bildiren edatlardır. Bunlara konuşma dilinde daha çok geçen elbette, oldu, olur, tabiî, tamam, yoo gibi sözleri de ekleyebiliriz.

İşte başlıca edatlar bunlardır. Edatların bir kısmı Arapça, Farsça gibi yabancı dillerden Türkçeye girmiştir. Buraya edatların bugün pek kullanılmayan eski biçimleri ve ağızlardakilerin çoğu alınmamıştır.

* ne....ne edatının kullanıldığı cümlelerde fiilin olumlu olması gerektiği unutulmamalıdır: Ne selam veriyor ne alıyor.

* Buradaki ki edatı eski Türkçedeki şüphe edatı erki’nin bugünkü şeklidir. Geldiği kelimeye acaba anlamını katar.

Bunedir.Org