Bunedir.org

Ortaoyunu Kişileri

Ortaoyunu kişileri kalıplaşmış tiplerden oluşur. Bunlar konuşma, davranış ve giysileriyle hemen tanınırlar. Oyun alanına girmeden çalmaya başlayan müzik de tanınmalarına yardımcı olur.

Her tip bağlı olduğu kesimin ya da toplumun bütün karakteristik özelliklerini yansıtır. Genelleştirilmiş kişilerdir.

Pişekar : Karagöz oyunundaki Hacivat'ın karşılığıdır. Oyun başıdır. Oyunu başlatır, gelişmesini sağlar ve bitirir. Elindeki şakşakla hem oyuncu hem yönetmen hem de yazar gibi davranır.

Kavuklu : Karagöz oyunundaki karşılığı Karagöz'dür. Ortaoyununun baş güldürücüsüdür. Pişekar'la birlikte oyunu yürüten ikinci oyuncudur. Bütün oyuncular oyun alanına girip çıksalar da Kavuklu hep sahnededir. Kavuklu her karmaşık olayın içinde vardır. Bildiğini bilmemeyi, gördüğünü görmemeyi oynar. Herkesi uğraştırıp ilgilerini çekip oyunun gelişmesini sağlar.

Çelebi : Mal mülk sahibi, mirasyedi, zampara bir kişiyi temsil eder.


Zenne : Sevgili, eş, hayat kadını gibi rolleri oynayan erkek oyunculardır. Kavuklu'nun veya Pişekar'ın karısı, kızı, tanıdığırollerinde oynadıklarıgibi oyunun diğer kişileriyle de ya sevda ya da alacak verecek ilişkileri vardır.

Cüce veya Kambur : Oyunun başında Kavuklu ile birlikte meydana çıkar. Onun ardından yürüyen "Kavuklu arkası" diye de adlandırılan bedensel veya zihinsel engelli kişidir.

KARAGÖZ ve ORTAOYUNU TİPLERİNİN KARŞILAŞTIRMASI 
 


Aslında Karagöz kişileriyle Ortaoyunu kişileri birbirlerine benzedikleri için birisi için söylenecek ötekisi için de geçerlidir. Kişiler, giyim, kuşam, tavır, davranış, sözlerle belirlendiği gibi, belli bir bölgenin, belirli bir uğraşın veya sakatlığın zorunluluğuyla da dillerini çarpıtırlar. Eksen kişilere baktığımız vakit; Karagöz oyunundaki Karagöz ile Ortaoyunundaki Kavuklu aynı kişilik özellikleriyle karşımıza çıkarlar. Dışa dönük, iç tepkilerini hemen açığa vuran, olduğundan başka gözükmeye çalışmayan bir karakter özelliğine sahiptirler.

Her ikisi de halk ahlak ve anlayışının, sağduyusunun temsilcisidir. Özü sözü bir, düşündüğünü çekinmeden söylediği için başına türlü açmazlar gelen, belli bir uğraşı, okumuşluğu olmadığı için sürekli geçim tasası içinde olan, gözüpek kişilerdir.

Hacivat ile Pişekar’a gelince, onların kişilik özellikleri de tıpkı Karagöz ile Kavuklu da olduğu gibi aynıdır. Herkesin huyuna göre konuşmasını, yüze gülmesini bilen, içten pazarlıklı, arabulucu, kavgaları yatıştıran, dargınları buluşturan, ölçülü, ağırbaşlı, her kalıba girebilen, işine gelince dilini tutmasını bilen esnek bir kişiliğe sahiptirler.Öğüt verir, yol gösterir, aracılık ederler. Görgü kurallarını bilen, her konudan yüzeysel de olsa bir az bilen mahallenin muhtarı, arabulucusudur. Her ikisi de iş yapmaktan çok, iş girişimcisidir. Kurulu düzeni değiştirmek istemezler. Her şeyi olduğundan daha iyi göstermeyi bilirler. Çıkarı varsa onun borusunu öttürmeyi bilirler.

Ortaoyununda Abdal diye geçen Kavuklu cücesi ile Beberuhi aynı özelliklere sahiptir. İkisi de cüce, aynı zamanda sarsak bir tiptir. Beberuhi ile abdal arasındaki göze çarpan en önemli fark, Abdal’ın ekseriyetle Kavuklu’nun evlatlığı olarak gözükmesidir. Oysa Karagöz oyununda Beberuhi’nin Karagöz’ün evlatlığı olduğuna dair bir işaret yoktur.

Zenneler her iki oyun biçiminde de aynı özellikleri gösterseler de görüntü olarak Karagöz oyunundaki Zenneler, Ortaoyunundaki Zennelerden farklıdır. Çünkü Ortaoyunu’nda Zenne rollerine erkekler çıkarlar. Ve görüntülerini kadına benzetmek için makyaj yaparlar. Oysa salt görüntü açısından baktığımızda Karagöz oyunundaki Zenne tasvirlerinin tıpatıp kadın tasviri olduğunu görürüz. Benzer özellkleri ise sesleridir. Çünkü her iki oyunda da Zenne tipini konuşturan bir erkektir.

Çelebi, her iki oyun türünde de aynı özelliği sergiler. Daima zengin bir mirasyedi, tanınmış bir ailenin “varis-i yeganesi” durumunda bulunur. Epeyce okumuşluğu vardır ve İstanbul ağzı ile kusursuz bir Türkçe konuşur. Oldukça şık bir giyim tarzı olmasına karşın, Karagöz’ün, “Mandıra” oyununda Çelebi’nin yırtık potinleri ile dalga geçmesi dikkate değerdir. Belki de bu kılık o oyunda tuhaflık olması için tercih edilmiştir.

Karagöz ve Ortaoyunu’nun bu eksen kişileri dışındaki, Tuzsuz Deli Bekir, Arnavut, Yahudi, Rumelili, Laz, Kastamonulu, Kayserili, Tiryaki, Matiz, Acem, Kürt, Rum, Arap, Ermeni gibi tipler arasında küçük nüanslar dışında herhangi bir farklılığa rastlanmaz. Karagöz oyununda da Ortaoyunu’nda da bu tiplerin kişilik özellikleri, giyim kuşamları tıpatıp benzerlik gösterir. Karagöz oyunu ile Ortaoyunu’nun tiplerini karşılaştırdığımız vakit, her iki oyunda yer alan eksen tiplerin ve yardımcı tiplerin küçük nüanslar haricinde aynı olduğu görüyoruz. Salt bu gözleme dayanarak, Ortaoyunu’nun Karagöz’den doğduğunu söylememiz yanlış olmaz.


Bunedir.Org